05.04.2025
“SONRAKİ CUMHURBAŞKANINA DARBE YAPIYORSANIZ BU ÜLKENİN İÇ İŞİ DEĞİLDİR”
“TÜRKİYE - AB İLİŞKİLERİNDE İĞNEYLE KAZDIĞIMI ERDOĞAN KÜREKLE KAPATIYOR”
“ERDOĞAN’IN SON ADIMLARI, TÜRKİYE’Yİ AVRUPA’DAN KOPARIYOR”
“AVRUPA PARLAMENTOSU HEYETLERİ TÜRKİYE ZİYARETLERİNİ İPTAL ETTİ”
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, dayanışma ziyaretinde bulunan Avrupa Sosyalist Partisi (PES) heyetini Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezinde kabul etti. Ziyaretin ardından Sosyalist Enternasyonal Onursal Başkanı, eski Yunanistan Başbakanı George Papandreou ve Avrupa Sosyalist Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Yonnec Polet ile birlikte ortak açıklama yapan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Değerli basın mensupları, yarınki Olağanüstü Kurultayımız öncesinde bir büyük dayanışma ziyaretini bugün burada gerçekleştiren çok kıymetli bir heyetle birlikte karşınızdayım” dedi. Özel, şunları söyledi:
“İSTANBUL’DA DAYANIŞMA ZİYARETİNE GELMİŞLERDİ”
“Geçtiğimiz hafta ben İstanbul’dayken ve Saraçhane’ye kayyım girişimleri sürüyorken, milletimizle birlikte darbeyi püskürtmeye çalıştığımız sırada, Avrupa Sosyalist Partisi’nin, ki Avrupa Birliği’ne üye ülkelerdeki sol, sosyal demokrat, sosyalist partilerin çatı örgütüdür, Sayın Başkanı Stefan Löfven, Genel Sekreteri Giacomo Filibeck, Avrupa Parlamentosu’nun Başkan Yardımcısı, PES’in de Başkan Yardımcısı sevgili Katarina Barley, çok değerli bir heyetle bizi İstanbul İl Başkanlığımızda ziyaret etmiş, ardından da İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne dayanışma ziyaretine gitmişlerdi. Bugün Türkiye’de yaşananlar ve yarın bizim buna karşılık yaptığımız Olağanüstü Kurultay, çünkü partimize de kayyım atamaya kalkmışlardı biliyorsunuz. Bu sefer de yine Avrupa Sosyalist Partisi’nden beş değerli yönetici, Alman Sosyal Demokrat Parti, Almanya’daki kardeş partimiz SPD’den dokuz değerli yönetici, milletvekili, Belçika Sosyalist Partisi, Bulgaristan Sosyalist Partisi, Hollanda İşçi Partisi, İtalya Demokrat Parti, İsveç Sosyal Demokrat Partisi ve Yunanistan Sosyalist Hareket PASOK’un değerli temsilcileri buradalar. Burada daha önce Yunanistan Başbakanlığı da yapmış olan, benim şu an Başkan Yardımcılığını yürüttüğüm Sosyalist Enternasyonal’in Onursal Başkanı olan George Papandreou, ki herhalde uluslararası siyasette Türk - Yunan dostluğu üzerine ortaya koyduğu tarihsel emek her türlü teşekkürü hak ediyor. Kendisi bugün de hem partisi, hem de Sosyalist Enternasyonal’in Onursal Başkanı olarak burada. Birazdan sözü kendisine bırakacağım.”
“BİR EZBERLE BENİ SUSTURMAYA ÇALIŞTILAR”
“Bugün burada bizim siyasi akrabalarımız, kardeş partilerimiz var. Bizimle dayanışma için geldiler. Türkiye’deki yaşanan süreci çok yakından takip ediyorlar. Kendilerine özellikle meseleyi, teknik arkadaşlarımız hukuki ve siyasi boyutlarıyla ve ben ‘Biz Türkiye’de neyle muhatabız?’ onları birinci elden aktarma imkânı bulduğum için çok mutluyum. Biliyorsunuz, ilk günler kolay değildi Avrupa için. Çünkü Ekrem Başkan’ın kişisel namusuna yolsuzluk, hırsızlık iftirası; partimize ve Ekrem Başkanımıza, belediye başkanlarımıza terör örgütünü destekleme iftirası varken, herkes bir dönüp ‘Ne oluyor?’ diye bakıyor. Onlar büyük algı operasyonlarıyla bunu anlatmaya çalıştılar. Biz milletimizden, halkımızdan aldığımız güçle bir mücadele sürdürdük ve en sonunda biz de dünyaya konuştuk. Onlar bir ezberle beni susturmaya çalıştılar: ‘Türkiye’yi dünyaya şikâyet mi edeceksin?’ Benim Türkiye’de ana muhalefet partisi, son yerel seçimlerin birinci partisi ama Avrupa ve dünyada Türkiye’nin partisi olma, Türkiye’nin çıkarlarını savunduğumu en çok bugün bana desteğe gelen en çok arkamdaki dostlarım biliyor. Aslında Türkiye Dışişleri Bakanlığı da biliyor. Ağzımdan çıkan her sözü, görevi gereği, o toplantıları takip eden Türk Dışişleri’nin kıymetli elemanları buraya rapor ediyorlar, onların görevi o.”
“MÜCADELE VERİYORUZ, O BİRKAÇ LİG AŞAĞIYA DÜŞÜRÜYOR”
“Hatta ben Türkiye’nin uluslararası alanda Filistin konusundaki, Azerbaycan ile ilişkiler konusundaki, Rusya - Ukrayna arasındaki arabuluculuk rolü, tahıl koridoru, bu meselelerde Türkiye’nin doğru tezlerini tekrar ettiğim, ayrıştığım noktalarda da orada çok özenli bir dil kullandığımı hepsi biliyor. Ama bir ülkenin içişleri değildir o ülkede siz demokrasiyi rafa kaldırıyorsanız, seçilmiş belediye başkanının önce mazbatasını iptal ediyor, ikinci seçildiğinde onu hapse atıyorsanız. Hiçbir deliliniz olmadan, ağaç isimleri verdiğiniz gizli tanıklarla, Meşeler, Çınarlar konuşup iftira ediyorlar ve 16 milyon İstanbullunun üç kez üst üste seçtiği biri hapiste duruyorsa, bugün yerel seçim sandığını, yarın genel seçim sandığını hedef aldıysanız, bütün dünyanın ağzındaki özgür ve adil seçimi şimdiden ortadan kaldırıyorsanız, kendinizden sonraki Cumhurbaşkanı’na darbe girişimi yapıyorsanız, Cumhurbaşkanı adayını, rakibinizi ortadan kaldırıyorsanız bu bir ülkenin iç işi değildir. İşte burada bir adım geri atmadığımız için, dünyaya derdimizi doğru anlattığımız için bugün bu durumdalar. Ben geçen gün bu kürsüde çok da üzülerek ve sinirlenerek şunu anlattım. Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’ye yaptığı ziyaretler, Nisan ayı içinde planladığı birçok ziyaret iptal edildi. Antalya Diplomasi Forumu’na Genişlemeden Sorumlu Komiser gelip de Dışişleri Bakanı ile yapacağı görüşmeyi iptal etti. Heyetlerin görüşmeleri iptal edildi. Ben bunlardan mutlu olmuyorum, ben bunlara üzülüyorum. Çünkü ben Türkiye - Avrupa Birliği ilişkilerinde iğneyle kazıyorum, Erdoğan kürekle kapatıyor. Ben her ay bir - iki gün gidip Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin tam üyesi olması için ve Türkiye’nin demokrasi zeminde bulunması için mücadele verirken Erdoğan’ın attığı son adımlar Türkiye’yi Avrupa’dan kopardığı gibi dünyada da zaten demokrasi liginde küme düşürmeyi bırakın, birkaç lig aşağı düşürüyor.”
“SURİYE DENKLEMİ ÜZERİNDEN GÖRMEZDEN GELMEYİ YAKIŞTIRAMAM”
“Buradan şunu ifade edeyim. Burada sol, sosyal demokrat, sosyalist partilerin temsilcileri var. Ama geçen hafta iptal edilen Türkiye ziyaretlerini sadece sol partiler değil, Avrupa Parlamentosu’nun müşterek heyetleri iptal etti. Onlar bize ilk inanan, sesimizi ilk duyan, ilk duyuranlar. Ama Türkiye’nin sesini bütün dünya duyurmaya devam edeceğiz. Geçtiğimiz günlerde İngiliz İşçi Partisi’nin ilk günlerdeki sessizliğine tepki göstermiştim. Sonra yapılan bir açıklama var. Küçük harflerle, kısık sesle ama ilk güne göre daha iyi. Bu umut verici. Beklentilerimizin daha iyi olduğunu, daha yüksek sesle ifade edilmesi gerektiğini ifade ettim. Ama sonuçta kardeş partimizdir ve bundan sonra gösterilecek olası dayanışmayı daha yüksek sesle, daha kararlı ve Sayın Başbakan’ın ağzından duymak istediğimizi ifade ettik. Kardeşin kardeşe sitemidir. Kardeşlik beklemek de en doğal hakkımızdır. Hele hele şöyle bir şey çok zorlar bizi. Bu Suriye’deki tablo ve denklem üzerinden Erdoğan’ın burada yaptıklarını görmezden gelme meselesini hiç yakıştıramam, hele hele sosyal İşçi Partisi’ne hiç yakıştıramayız. O yüzden ilişkilerimizin çok daha iyi olması için gayret gösteren dostlar burada. Onlara hem bunun için hem de burada bize yaptıkları inanılmaz ve partimin kurumsal olarak hiçbir zaman unutmayacağım, benim de kişisel olarak asla unutmayacağım bu önemli dayanışma için kendilerini bir kez daha yürekten teşekkür ediyorum. İyi ki buradasınız. İyi ki varsınız. Hep birlikte, daha demokratik ve barış içinde bir dünyada yaşamak için mücadeleye devam edeceğiz.”